Lilypie Fifth Birthday tickers Lilypie Fourth Birthday tickers Lilypie Second Birthday tickers

Aşçı Deniz

Pazartesi, Şubat 16 · Kategori: Deniz Tuncer


Deniz'cim aşçı oldu, tüm okul yerli malı haftasını kutladık:)

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Bu arada olanlar 2- Deniz'in tuvalet eğitimi

Salı, Haziran 8 · Kategori: Deniz Tuncer

14 Haziran itibariyle kreş ve işe ara verme dönemi başlayınca, ilk hedefimiz Deniz'imizi bezden kurtarmaktı..
15 Haziran itibariyle bu eğitimlere başladık ve ilk haftadan itibaren çoook olumlu sonuçlar aldık.
artık Deniz'imiz bezsiz..
çiş-kaka-gaz hepsi onun için aynı gerçi: gaka:)
bi pırt için koştura koştura gidiyoruz tuvalete:) ama değiyor..
arada ufak kazalar olsa da gecelerimiz de başarılı geçiyor.. gerçi gecenin dördünce "annemim gakaaa" diye üstüme atlayınca kısa süreli bir şok yaşıyorum ama:):):)

bu iş de böyle halloldu..
naçizane tavsiyem çocukların tuvalet eğitimi için zorlanmaması. kendileri zaten hazır olduklarının sinyallerini veriyor ve her şekilde sevgiyle yaklaşılması lazım.. zira,  onlar için öncelikli olan "bağırsaklarını boşaltmak" bunu nereye yapacakları ise işin sosyal tarafı.. ve onların bunu anlayabilmesi için karşılarında sevgi dolu ve sabırlı ebeveynler görmeye ihtiyaçları var..



Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

su çiçeği...

Cuma, Mayıse 6 · Kategori: Deniz Tuncer

Deniz su çiçeği oldu..:(

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (21) Yorum yaz!

yorumsuz!

Cuma, Nisil 4 · Kategori: Deniz Tuncer

18.00: kreşten çocukları aldım, eve doğru yola çıktım.

18.40: evdeyim

19.30:yemekteyiz.

20.15:babamız 3 haftadır izleyemediği ve sevdiği tek dizi olan kurtlar vadisi'ni sakin sakin izlesin diye üst kata Elmo izlemeye çıktık.

21.00:çocuklar sırayla duşa girdi.

21.30:Deniz'in uykusu geldi, yatırdım.

21.45: Kayra uyudu.

22.00: Aşağı indim, masayı topladım.

23.00: uyuyakaldığım koltuktan Deniz'in sesiyle kalktım yukarı çıktım. elini tuttum, öptüm,sevdim, daldı.. o arada Kayroş'u tuvalete de götürdüm.

23.30: tekrar aşağı indim. biraz sohbet.. yine eşimin dizinde uyuyakaldım.

00.20: Deniz'in sesiyle tekrar yukarı çıktım.

01.15: aşağı indim, suyumu, telefonumu alıp odama çıktım, yattık.

02.00:Deniz'in beni "dürtüklemesi" ile uyandım. yanıma alıp, biraz sarıldım, kulağına şarkı söyledim..

02.20:Deniz uykuya daldı, yerine götürdüm..Kayra'yı çişe tuttum.

03.30:"annecim ben kötü hüya (rüya) gördüm, biraz senin yanına gelebilir miyim?" Kayra yanımda..

04.00: Kayra'yı yerine götürdüm..

04.10: Deniz ağlamaya başladı. yanına gittim, "hüü" diyor, aşağı indim, süt yaptım, verdim, yattım.

04.20:Deniz elinde biberonla başımda dikiliyor: "bitti".. biberonu aldım, götürdüm, yatırdım..

04.30:Kayra geldi: "annecim çişim geldi" tuvalete gittik..

05.00: Deniz yine başımda,ağlıyor, yanıma aldım,yeter ki uyuyayım biraz.. sadece 20 dakika dayanabildim..inanılmaz deli yatıyor çünkü.. bizim yatağımızdan bizi atacak!

05.20:Deniz'i yatağına yatırdım, yatağıma yattım.

05.25:Kayra'nın sesini duyuyorum: "annecim su istiyorum" kalkıyorum su veriyorum.. ardından pıtır pıtır ayak sesleri geliyor,Deniz koşa koşa bizim odada, "huuu" diye, ona da su veriyorum..

05.30: yatağımdayım, ezan okunuyor... dinlerken uykuya dalıyorum..

07.00:alarm çalıyor, ben kapatıyorum/ben kapatıyorum,alarm çalıyor.

07.15:Kayra geliyor, anneciiiiim güyandın, ben kalktım" (Kayra' nın her sabah uyandığında tezahürat isteyen bir tarafı var:) "günaydın annecim" deyip tuvalete götürdüm ve yine yatağa döndüm,uyumaya çalıştım.

07.30:eşimin kalktığını duydum, kılımı kıpırdatamıyorum..

07.45: "babacım günaydın" diyen eşim Deniz'le odada, "bak annesi Deniz de kalktı" diyor, "iyi yaptı" diyorum, uyumaya çalışıyorum..

08.00: kalkıyorum..sürüklenerek!

 

şimdiiii....

"efendim şunları şunları yapın, çocuğunuzun uykusu düzene girer" diyen masabaşı tavsiyelerine zerre itibar etmediğim şu psikolojiyle öneri istiyorum,bilen,eli/gücü yetenlerden.. kızımın 10. ayından itibaren mükemmel giden dillere destan uyku düzeninden sonra Deniz'in bu kadar düzensiz uyumasını ben nasıl engelleyeceğim? zira oynatmama az kaldı.

ben günde 5 saat uykuyla da ayakta kalır ve gayet iyi idare ederim, alışığım zira..üniversitedeyken, evi Pendik'te, okulu Nişantaşı'nda, işi Çapa'da olan bi insan evladı olarak, uykusuzluğun ve zamandan  tasarrufun alasını biliyorum. örnek: gece 12'de, 1'de yatıp, sabah 5'de kalkıp 5.55 çift katlısı-251'e bindiğimde, çalışılacak vize/final, hazırlanacak proje, bitirilecek kitap...vb. ne varsa yaklaşık 2 süren sabah yolculuklarına saklıyordum.. aynı şekilde akşam dönerken de.. az uykuyla idare edebilirim yani ama bari o deliksiz olsun:(

 

hadi sabah erken kalkmasına razıyım ama gece de uyumuyor. diyorum ki "kreşte çok mu uyuyor acaba?uykusunu mu alıyor" yoooo, onlar da erkenden uyanıp arkadaşlarını da uyandırdığını anlatıyor..en fazla 1,5 saat uyuyormuş.

bu çocuk uykuyu sevmiyor, biliyorum ama ben seviyorum kardeşim..

onu da geçtim, ihtiyacımız var. her gece banyosunu da yapıyor bu çocuk,masajını da alıyor.. müziğin de dinliyor,kitabımızı da okuyoruz, duygusal ve fiziksel her ihtiyacı gideriliyor, ıuykudan önce hazırlanma seromonimiz de oluyor, dişler fırçalanıyor, pijamalar giyiliyor, odadaki bilumum peluş hayvanlara tek tek iyi geceler dileniyor, yatağa "uykusu varken ama uyanıkken" giriyor ama yok olmadı mı olmuyor...

 

bir önerisi olan varsa beri gelsin lütfen..

 

bu arada mimlendiğimin farkındayım, Başak'çım yazacağım 55 kelimeyi geçmeyen bir hikaye ama bana biraz izin ver olur mu.. :)

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (17) Yorum yaz!

deniz’e… deniz’ime…

Cuma, Mart 7 · Kategori: Deniz Tuncer

 

senin içimdeki varlığını öğrendiğimde, doktor gözlerime bakıp “kayra’ya bir erkek kardeş geliyor” dediğinde “deniz’imiz geliyor” dedim..

hep deniz bekledim ben..

sevdim, doyamadım..bir deniz’im olsun, çok istedim, oldu..

“sinesinde kurşun yarası var bu adın” diyenlere, “üç fidanın en güzeli” diyenlere “sinesinde bir küçük kainat var” deyip adının yanına koydukları kelimeler için düstur çekmelerini söyleyerek bekledim. kimseden öykünmediğimi,adını kimseye adamadığımı bilsinler istedim..

adın hazırdı işte.. sen üstüne geldin.

“deniz koydum adını” idi emzirirken dilimdeki türkü..

“insan ismi ile müsemma” dediler, baktım, kimi zaman dalgalı kimi zaman durgun gözlerine.. içine girdim, kendimi buldum..  adının geçtiği tüm şarkılarda gözlerin var, “gözlerinin mercan maviliği” var.. “sever  adım” geldiğim “daha hızlı gelseymişim” dediğim sıcağın var..

sen şimdi her gün büyürken ben bir şaheseri seyretmenin hazzıyla şükrediyorum bu olağanüstülüğün içinde yer aldığım,tanrı’nın eli olduğum, seni bu dünyaya getirdiğim için..

 

adının bendeki anlamı bende kalsın..

sen bende kal..

kokun bende kalsın..

 

dilimdeki dualar senin olsun..

pırıl pırıl aydınlık bir gelecek senin olsun..

onurlu bir yaşam senin olsun..

 

iyi ki doğdun oğlum,doğum günün kutlu olsun..

ablana da sana da aynı duruşum ve aramıza yeni katılacak olan kardeşine de:

“layık değildim, layık gördüler, annen oldum… "

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (19) Yorum yaz!

oğluşumun saçları

Pazartesi, Ocak 28 · Kategori: Deniz Tuncer

 

cumartesi günü,26 Ocak'ta yani Deniz'im kuaföre gitti... kuaför koltuğuna oturup saçının kesilmesini izledi.. ama sonuç çok da istediğimiz gibi olmadı:( tabir-i caizse tas gibi:):):)

ana oğul bu hafta sonu bir hayaklırıklığıdır yaşadık saçlarımızda.

ben de röflemin tonunu değiştirdim ancak hiç memnun olmadım ben de bu renkten..

şimdi yine değiştireceğim...:(

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

oğluş da yarı anne yarı baba:)

Cuma, Ağustos 28 · Kategori: Deniz Tuncer

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::