bugünlerde..
Pazartesi, Şubat 23 · Kategori: Gundelik

kayınvalidemin çok sevdiğim bi sözü var: "bahane k.ç gibidir, herkeste vardır" der... hak verir ve gülerim çok..
şimdi efendim, benim de bahanelerim var bu blog alemine seyrekleşen ziyaretlerimle ilgili.. ama öyle böyle değil..
kayınpederim, yani Tuncer TEPE, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Kurucularından olduğu Adalet Partisi'nin devamı olan Demokrat Parti'den. Zira bu gelenekle büyümüş biri olarak siyasete başka bir partiden girmesi -gelen tüm tekliflere rağmen- akla bile getirilemezdi. Demokrat Parti'nin uzun süredir devam eden ısrarlarını kıramadı ve en sonunda adaylık teklifini bundan 3 hafta önce kabul etti. şimdi bu durumda kendisi çok yoğun bir tempoya girdiği gibi ben de girdim.
eğitimim ve geçmişteki tecrübelerimden dolayı kampanya danışmanlığını benim yapmam istendi.2004 yerel seçimlerinde de başka bir aday için yapmış ve başarılar elde etmiştik. hal böyle olunca bana da tam zamanlı iş yolu göründü. uzun aradan sonra, hem sevdiğim hem de eğitimini aldığım işi yapmak beni heyecanlandırsa da kendi sınırlarımı da merak ettim.. ne kadar götürebilecektim? zira evet, Kayra ve Deniz saat 5 buçuğa kadar yoklar ancak benim 5 aylık bir bebeğim var ve en vahimi sevgili yardımcım Ebru kocaya kaçtığından ev işi, ütü ve yemek de bende:( ama NT'nin de yardımı ve anlayışla bugüne kadar sorunsuz geldik.
sabah9 buçuk gibi iş başında oluyorum, akşam 5'e kadar çalışıyorum. 5'te çıkıp 5.25 gibi evde oluyor, çocuklarımı karşılıyor, 6 buçukta sevdikleri çizgi film başlayana kadar onlarla sohbet edip oyun oynuyor, onlar çizgi filmlerini izlerken yemeklerini hazırlıyor, 7'de onlarla masaya oturuyor, onlar yemek yerken masada Vera'yı emziriyor, masayı onlarla beraber topluyor, 8'de odalarına çıkıyoruz hep beraber.. 8 buçukta Vera'yı bir daha emzirip uyutuyor sonra Kayroş'um ve Denizoğlan'la yatma hazırlıklarına başlıyoruz.. saat 9'da onlar da yattıktan sonra evi toparlıyor, acil olan ütülerim varsa onları yapıyor, ertesi günün yemeğini hazırlıyorum.. saat 10-10 buçuk gibi NT geldiğinde, babasıyla birlikte o da bu dönemde malum, birlikte bi şeyler yiyor, sohbet ediyor ve genellikle ben bi şeyler yazıp çizerken, NT de gazete okurken kanapede uyuyakalıyoruz.. sonra ya Vera'nın emmek için ağlaması ya da çocukların tuvalete kaldırılması gerektiğini hatırlatan saat alarmı ile uyanıyoruz..
sabah yine aynı telaş..
Kayra'cım 7.45'te servise biniyor.. Deniz'im de 8.15'te.. sonra evi toparla, atla arabaya:)
çocuklar hafta sonları babaannelerinde olduğundan cumartesileri derin temizlik, pazar ütü günüm:)
bugünlerde tempomuz böyle..
dilerim 29 mart günü Sakaryalı seçmen doğru tercihi yapar..
geçenlerde bir ulusal kanaldaki yapımcıya da söylediğim gibi Tuncer TEPE Sakarya için gerçek bir değerdir, bunu Elif TEPE olarak söylemiyorum, dışarıdan bakan, diğer adayları gayet iyi tanıyan, aralarındaki farkı bilen ve profesyonel olmaya çalışan bakışla söylüyorum..
merak edenler için www.tuncertepe.com
hala hamileyim;)
Pazartesi, August 18 · Kategori: Gundelik

hala doğurmadım:)
allah'a şükür, iyi gidiyoruz.. kasılmalarım hala dalgalı bir şekilde devam etse de yatıp dinlenince normale dönüyorum ve ağrılarım azalıyor.. herhangi bir kanama, suda azalma ya da rahimde açılma yaşamadığım için de tıbbi müdahale gerektirecek bir problem oluşmadı çok şükür..
bu ay sonunu bulacağımıza hatta eylülü bile göreceğimize inanmaya başladım.
gerçi herşeyimiz hazır: doğum çantam, kızımızın odası, cicileri, Kayra ve Deniz'in psikolojileri..
sadece yardımcı konusu muallakta.. yani yatılı birini almaya -ancak- karar verdim..
bir-iki görüşmem oldu ama içime sinmedi..
tanıdıklara haber saldım, güvenilir biri varsa diye..
şu anda da yine görüştüğüm bir bayan var, detayları konuşacağız..
bu konuda bana yardımcı olacak biri varsa çok mutlu olurum.. ne kadar zormuş!
bunun dışında günlük hayatımız son derece olağan akışında devam ediyor.. arada Handiş'in kızını ve Ali Aras'ı görmeye İstanbul'a gidiyoruz, ortalık bayram yeri gibi.. bol çocuklu:)
doktor kontrollerimiz dönüşünde de bu ara bloglarda sıkça gördüğüm Harikalar Sahili'ne uğruyoruz.. çocuklar seviyor tabi.. bu arada anlatmadan geçemeyeceğim: orada inekler var malum, yapay.. bir baktım Kayra çömelmiş, süt sağıyor(!)..doğru hareketlerle.. tabi Deniz de onu görünce boş durmadı, gitti süt sağacak.. ama nasıl? elinde çatal bıçakla.. elleriniz -oyuncak bile olsa- ineğin memelerine süremedi, çatal bıçak kullanarak süt sağmaya (!) çalıştı.. benim için oldukça komik bir anı oldu bu da..
çocuklarımız büyüyor.. hem de tahminimden hızlı.
Kayroş'umun şimdi uzay merakı başladı: "babacım bana roket al, uzay kıyafeti al, ben Mars'a gideceğim.. sen de gelmek ister misin?" !!!!!
Deniz de tuvalet eğitimini tamamen bitirdi.. gece de gündüz de son derece kontrollü ve başarılı..
konuşmada da bir hayli yol katetti.. hala inat edip söylemediği kelimeler olsa da gayet iyi gidiyor...
doğumdan önce hallolması gereken en önemli konu çocukların kreşi.. Üstün Dökmen'in franchisee vererek açtığı bir anaokulu var: Küçük Şeyler Anaokulu.. şu anda üstünde durduğum ve içime sinen kreş orası. ancak handikapımız şu: Deniz'in yaş grubu yok! ya 5-6 ay Deniz evde benimle kalacak,36 ayı doldurup gidecek ya da ikisi iki ayrı kreşe gidecek.. zira Deniz'in ayı tutmadığı için Kayra'nın alacağı iyi eğitime engel olmak istemem.. şu anda Deniz'in yaş grubu için sınıf açılma ihtimali olsa da kesin değil..ama dilerim yeterince talep olur ve açarlar...
tüm bunlar dışında ben de sıradışı bir şey -çok şükür- yok...nete girmek de çok mümkün olmuyor..
yazamadığım dönemde, e-posta ile, telefon ile, sms ile benimle iletişime geçip durumumu soran herkese teşekkür ederim..
doğuma giderken hepinizden dualarınızı/ pozitif enerjilerinizi bana göndermenizi isteyeceğim...
Bu arada olanlar 5- Bodrum tatili
Çarşamba, Haziran 9 · Kategori: Gundelik

hem NT'nin boğucu iş temposundan biraz olsun sıyrılmak hem çocuklarla iyi vakit geçirmek hem de doğumdan önce kısa bir dinlence yaşamak için araya bir de Bodrum kaçamağı sığdırdık..
Bodrum NT ile özel ve güzel olduğu sevdiğim bir yer.. bende öncesi yoktu... ama sonrası çok!
iyi oldu, çocuklar evdeki havuzda kazandıkları meziyetleri bu tatilde pekiştirdi ve kollukları ile yüzmeyi öğrendiler, mutluyuz:)
BEÖ: SPOR
Salı, Nisan 27 · Kategori: Gundelik
daha önce de dediğim gibi bizimkilerin tamamen spontan oluşan merakları sayesinde yaptığımız haftanın aktivitesini iftiharla sunarız:)
her akşam 19.00-20.00 arası bir saat basketbol sahasındayız..
geldim geldim...
Cuma, Nisan 23 · Kategori: Gundelik
22 gündür hiçbirşey yazamamışım, bana sorsanız 2-3 gün gibi geliyor.. nasıl geçtiğini/bittiğini anlayamadığım kadar hızlı geçiyor zaman..
14 Haziran'da Kayroş'umun yıl sonu gösterisi ile kreş kapanacağı için ben de işe o güne kadar devam ediyorum. yani doğum iznim 14 Haziran'da başlıyor.. tabi bu arada ben gittikten sonra, benim işlerimin aksamaması için de yerime birini arıyordum.. sonunda buldum ve salı günü Yasemin Hanım, işbaşı yaptı. şu anda tüm zamanım, onu bayilerle tanıştırmakla, işleyişi aktarmakla geçiyor.. dağ/tepe geziyorum, seyahatteyim yani..
evet, kabul ediyorum hamile hamile çooook zor oluyor.. araba kullanmıyorum zaten, şoförle gidiyorum. bir tek dün kendim kullanarak gitmek istediğimde ise bir kazayı ucundan atlattım.. 05 plakalı bir Toyota Corolla'ya arkadan kelimenin tam anlamıyla "geçirmek" üzereyken son anda toparladım.. sebep? dikkatim dağıldı bi anda.. bu gebeliğimde sık sık karnımda kramp tarzı kasılmalar oluyor. doktorum normal olduğunu söyledi.. ama aniden oluşunca o an her ne yapıyorsam devam edemiyorum.. e tabi konu araba kullanmak olunca bu biraz riskli oldu:(
hayatımızda fevkalade bir değişiklik yok.. benim için kötü haber, doğuma kadar yeni eve geçemeyeceğimizin kesinleşmiş olması oldu.. onun dışında ters bir şey yok, şükür..
isme hala karar veremedik..
ilk 2 çocuğumuzda kullandığım bu hakkı, "şimdilik" NT'ye vermiştim.. etkilememek için bir şey demiyorum.. "şimdilik" dedim çünkü, ben de O da ne olacağını gayet iyi biliyoruz: ben beğendiğim isimlerden bir küçük liste yapıp seçmesi için önüne koyacağım.. neticede seçtiği isim benim zaten istediğim bir isim olacak:) hih hih hiiii:):):) şaka bir yana zaten seçeceği her isme razıyım..
Kayroş'um ve Deniz'im kreşe devam.. sadece son 1 haftadır Deniz'de bir basketbol merakı başladı.. ama öyle portatif potalar falan kesmiyor.. her akşam 7'den sonra basketbol topumuzu alıp sitenin sahasına gidiyor, basketbol oynuyoruz(!) boyuna posuna bakmadan benim oğlan topu atmaya çalışıyor, o çok komik.. neyse, bu bahaneyle NT de spor yapmış oluyor, o ayrı tabi:)
Kayra'cım da varsa yoksa paten tutkusu.. evin içinde bile çıkarmadığı patenleri ile yemek yemek, tuvalete gitmek, kitap okumak...vb. her türlü aktiviteyi yapabiliyor.. bu iki alanda da hiçbir yönlendirmemiz olmadığı halde bu meraklar onları nasıl sardı bilemiyorum.. ama tabii ki memnunum.. bu yaz için de -eğer doktorumuz da oklerse- sitenin tenis hocasından Kayra'ya tenis dersi aldırayım diyorum.. Deniz için daha erken ama Kayra için niyetliyim..
hamişliğimde en büyüüüük sorunum ödemlerim.. heryerim şişti:( hele ki ayaklarım.. son 2 gündür işe spor ayakkabı ile gidiyorum, elbette çok rahatladım.. bi de şu sıcaklar .. mümkün olsa da hiiiiiç klimasız bir yere gitmesem. sesim de hep kısık:( bi klima-bi sıcak, bi klima- bi sıcak derken sesim neredeyse artık hiç çıkmıyor:(
çok iştahsızım.. bazı günler sadece 1,5 kg erik tüketerek yaşadığım oluyor.. zorlasam da ıh ıh..olmuyor, yiyemiyorum... malum, yaz.. tüm komşularım mangalmania yaşıyor. her evden mangalların dumanları yükseliyor.. ben de lavabodan dışarı çıkamıyorum bu et kokusunu duydukça.. pişirmeyeyim, yemeyeyim, görmeyeyim mümkünse... :(
yani çooook zor geçiyor benim günlerim, çok.
biraz da depresif bir durumum var ki, dilerim uzun sürmez!
ps/yazamadığım bu süre içinde benim için endişelenip, mesaj/mail atan arkadaşlara da çok teşekkür ederim efemmmmm:)
yemek/yardım/internet
Perşembe, Nisil 10 · Kategori: Gundelik
"annecim, bi tane rapunzel varmış, kötü biri , neydi (cadı mı kızım?) evet evet cadı, onu bi yere, neydi (kale mi kızım?) evet kaleye kapatmış.. rapunzel çok üzülmüş.
rapunzel'in annesi babası, rapunzel'i aramış aramış, bulamamış.. sonra rapunzel'in saçlarını görmüşler.
koşmuşlar hemen.. rapunzel'in saçlarına tırmanıp içeri girmişleeeeeeeeeeer,
rapunzel'i kurtarmışlaaaaaaarrrrr.
sonra kötü neydi (cadı kızım) evet kötü cadıya sihir yapmışlar, bi daha kimseyi "tale" ye kapatamamış..."
"sen nereden öğrendin annecim bu masalı?"
"babaannem öğretti... hem ben de Deniz'in Rapunzel Kayra Gülçin ablasıyım,
sen biliyooorrr musun?"
"Kayra!" diye seslendiğimizde "Rapunzel deyin" diyor..
"Kızım saçların çok güzel olmuş böyle" dediğimizde de "süper de süper" diyor...
büyüyor.. güzelliğinin farkına mı varıyor ne, tehlikeli! :)
yardımcı kadınımız gittiğinde onlara da anlatmıştım, "bakın artık M..... Teyze yok, işlerimizi kendimiz yapacağız. daha dikkatli olmamız lazım. okuduktan sonra kitaplarımızı yerine koyalım, tamam mı?"
babaları da "anneye yardım edeceğiz anlaştık mı?" demişti..
ama biraz abarttılar.
yemekte, temizlikte, herşeyde bana "yardımcı"lar.. bi de onların bana "yardım ederken" dağıttıklarını topluyorum:) ama çabaları görülmeye değer...
ben yemek yapmayı pek bilmem/bilmezdim..
yani az buçuk ucundan. yalnız yaşarken genelde ticket'larımı kullandığımdan,evdeysem ev arkadaşımın marifetli ellerinden sıra gelmedi öğrenmeye.. e annem de çok meraklı olmadı hiçbir zaman.. sonra NT -eşim yani- hayatıma girdiğinde biraz biraz öğrenmeye başlamıştım.. evlendikten sonra ise, ilerletmeyi çok istedim ama olmadı.. hani çok büyük ağaçların gölgesinde kalan otlar gelişemez ya, öyle oldu biraz..
sevgili kayınvalidem, ki kendisini annemden ayırmam, olağanüstü marifetlidir.. ve çok pratik.. bi kaç saat içinde zeytinyağlı yaprak sarması, hünkar beğendi,su böreği, zeytinyağlı taze fasülye, pırasa, sebzeli pilav, tatlı ... yaptığına defaatle şahit olmuşluğum vardır.. çalıştığım için bana da çok yardımcı oldu hep, yaptı yaptı gönderdi.. hatta bu konuda İstanbul'daki görümcelerime bile yetişir.. e harika tabi, eşim zaten sever yemek yemeyi. ama benden de beklemedi bu performansı hiçbir zaman, allah için.. öyle bi duygu ben hiç almadım bunca yıldır..
-dün akşam mesela, çocukları babanesine gönderip temizliğe giriştim.. eşim de geç geldi.. kapıdan girer girmez 'hayatım ne yiyoruz?' dediğinde, 'kahvaltı' dedim, girdi mutfağa, hazırladı, yedik, masayı da topladı.. -
sonra zaten yemek yapan yardımcılarım oldu hep.. benim mutfak maceram, kekten,börekten ibaret kalmıştı,zevk için.
ama... iş şimdi başa düştü.
M..... Hanım gittiğinden beri yemek yapıyorum aktif olarak. hem de öyle aperatif falan değil, ciddi ciddi yemek.. aynı akşam da 4-5 çeşit. efendim, çorbası, sıcağı, zeytinyağlısı, salatası.. -sadece dün akşamdır pas geçtiğim..-
internet sağolsun. kısırın bile tarifini almak durumunda kalıyorum. hazır köftelerin tadını pek beğenmediğimden ve bu hamileliğimde köfte dışında ete asla tahammül edemediğimden, gidip kıyma aldım.. şimdiye dek hep -hepi topu 3 ya da 4 tür- köfte harcıyla yaptığım köfte, kayınvalideminkine benzesin diye onu aradım ve tarif istedim... -tabi o söylerken ben de tekrar ediyordum, aklımda kalsın diye, araba kullanıyordum bi yandan-
çocuklar da yanımdaydı.. eve geldik. baktım Kayroş, poşetten çıkarıyor aldıklarımızı..
"napıyorsun kızım?" dedim..
"timyon, tarabiber, galeta unu..." diye saymaya başladı.
Deniz de elinde maydonozla evin içinde geziyor tabi bu arada..
neyse, malzemeleri çıkarıp tezgahın üzerine koydum ve başladım köfteyi yapmaya.. tabi Kayra "ben de yapıcam annecim" deyince, önüne küçük bi parça koydum. ve pek tabii Deniz'in de..
ve Kayra'cım yukarıdaki köfteleri yaptı. ama sadece "babasına"
"bak Deniz'cim benim yaptığım töftelerden yeme sakın, sen anneNİNkileri ye, benimkileri babam yiyecek.."
ve babası gelince önce onları yedi pek tabi..
şimdi ben bugün yine internette yeni tarifler peşindeyim..
yemek yapmanın en zor tarafının ne yapacağına karar vermek olduğunu anlamış bulunuyorum. zira bizim evimizde yemek asla seçilmez..eşim de seçmez ben de.. çocuklara da hiçbir zaman böyle bir esneklik vermedik.. -o konuda da kayınvalideme tekrar teşekkür ediyorum buradan, beni hep destekledi-
biz ne yiyorsak önlerine onlar geldi.. tabi ki ufak farklılıklar oldu.. ama damak tadlarının gelişmesine hep çok dikkat ettik..
bi de ben hamileyken aşermem.. hiç olmadı.
Kayra'da inanılmaz derecede meyve kurusu yedim.. ne bulduysam.. ceviz yedim,fındık yedim..
Deniz' de sebze yedim çok.. meyve de bolca. ama kısmadım hiç, aklıma düşeni yedim.
fakat Sürpriz'de canım hiçbir şey istemiyor.. et görmek bile istemiyorum.. ama canım çekti mi sadece sebze çekiyor.. patlıcan mesela.. ıspanak... patatesin her çeşidi. ve bir de maydonoz! sabahları yağlı limonlu maydonozu ekmeğin arasına koyup yiyecek kadar..
şimdi aklımda mücver var.. tarifini öğreneyim, akşama yapayım diyorum.. kabak mücver.. yanına yine zeytinyağlı bir şeyler döktürmek lazım. pilav..
bi de ton balıklı salata istiyorum. e onu biliyorum ama:)





